3 Zi'l-Hicce 1429  Pazartesi
1 Aralık 2008

M. Zahid KOTKU (Rh.A) M. Es'ad COŞAN (Rh.A) M. Nureddin COŞAN
iskenderpasa.com : M. Es'ad COŞAN (Rh.A)


İletişim

Toplum içinde yaşamanın şartı iletişimdir. Hocaefendi’ye göre İslâm aynı zamanda iletişim dinidir. İletişim, enformasyon, bilgi nakli, bilginin bir başka tarafa nakli, muhabere, telekominikasyon veya sadece kominikasyon denilen olaydır. İslâm da budur; büyük ölçüde bu çalışma temeline dayanır. Peygamber Efendimiz, insanlara Allah’ın emirlerini bildirmeye gelmiş; bu iletişimdir. Sahabi-i kiram ve müslümanların görevleri İslâm’ı başkalarına yaymak ve öğretmek; bu da iletişimdir.


Yakub Çerhî, Buhara’dan ayrılırken Bahâeddîn Nakşbend ona: “Bizden aldıklarını Allah’ın kullarına ulaştır, yanındaki insanları hitap ile, uzaktakileri kitap ile irşad et” diyerek de iletişimin önemini vurgulamış ve kullanacağı vasıtaları da ihsas etmiştir.


Hocaefendi, aslında İslâm’ın sosyal teşkilatlarının çok kuvvetli, haberleşmenin mükemmel olduğunu söyler. Günde beş defa camide toplanmak; ezanla haberleşip camide beraber namaz kılmak; belde ahalisi olarak haftada bir Cuma namazlarında toplanmak; yılda bir dünya üzerinde hacda toplanmak birer ibadet olduğu gibi aynı zamanda bir teşkilatlanmadır, iletişimdir.


İnsanlar arasında bilgi transferi ve iletişim olmazsa sıkıntılar baş gösterir. O yüzden iletişim insanların hayatının önemli bir parçasıdır. Konuşma, işaretleşme, mektuplaşma, nasihat, vaaz, hutbenin her birisi iletişimin birer unsurudur. Batılı bu olgunun önemini kavramış; üzerine kitaplar yazmıştır.


İletişimin yolu anlatımdır. Anlatım, sözlü ve yazılı olabilir. Sözlü iletişimde bedenin dili önemli bir etkendir. İnsanın iletişim kurduğu kimseler ve kitlelere değer vermesi sözlü iletişimde başarının temel etkenidir. Hocaefendi’nin beden dilini kullanmasındaki ustalığı, etrafında büyük bir sevgi halesi bırakmasından bellidir. Bunun en büyük tezahürü de vefat törenleri esnasında görülmüştür. Yazılı iletişimin etkili şartlarını öğretmek için kendisi üniversitelerde dersler vermiş; bu konuya dair kitap kaleme almış; dergilere yazdığı başmakalelerle de bu alandaki maharetini isbat etmiştir.


Hocaefendi, iletişimin ehemmiyetini vurgulamak için şu çarpıcı örneği sık sık verir: “Kıbrıs harekâtı yapıldı, Kıbrıs Harekâtı’nda bir Türk gemisi batırıldı. Türk uçaklarının bombalarıyla batırıldı. Bu haberleşme eksikliğinin, yanlışlığının, geriliğinin nelere malolduğunu gösteren, hepimizin yaşadığı bir misaldir. Adamlar, muhribin güvertesinden ‘Biz Türküz!’ diye işaret ediyorlar. Türk uçakları da, ‘Bunlar yalandan Türk bayrağı çekmiş, aslında Yunanlı; Kıbrıs’a Yunanlılara yardıma gidiyorlar’ diye, bomba yağdırmaya devam ediyorlar. Kimbilir kaç kişi öldü?.. Yani, ne oldu bilmiyoruz. Fecî bir iletişimsizlik örneği.”


Bu yüzden iletişim insanlar ve toplumlar için hayati önem taşımaktadır. Hocaefendi, bu önemine binaen insanların çeşitli şekillerde tarif edilmesini ve bunlardan birinin de homo ekonomikus (iktisâdî faaliyetler yapan, iktisâdî yönü çok kuvvetli olan varlık) olduğunu, aynı onun gibi bugün de önemine binaen homo informatikus (haberleşmeye dayalı faaliyetleri götüren varlık) denilmesinin sezâ olacağını söyler. Osmanlı’nın yıkılış sebebini de büyük çapta bu yönünün eksikliğine bağlar. Bütün bu sebeplerden dolayı iletişim vasıtalarına yönelmenin gerekli olduğu düşüncesinde olan Hocaefendi, yazılı ve görsel medya alanlarında çeşitli faaliyetler gerçekleştirmiştir.


Bu gayelerle çıkarılan dergiler şunlardır:


1. İslâm Mecmuası.
2. İlim ve Sanat Dergisi. 1985’de yayın hayatına girmiş olan bu derginin ilk sayısı iletişim üzerinedir
3. Kadın ve Aile Dergisi.
4. Gülçocuk Dergisi.
5. Panzehir Dergisi.


Bunlar dışında haftalık bir aktüalite dergisi çıkarmayı, bu vesile ile toplumu, olayları sıcağı sıcağına bilgilendirmeyi çok istemiş ancak buna muvaffak olamamıştır. Yine uzun yıllardır gerçekleştirmeyi düşündüğü günlük gazete çıkarma fikri kısa bir süre de olsa Sağduyu Gazetesi olarak fiiliyata geçmiştir.
Kurulduğu günden beri ülkemizde yaygın ve etkin bir yayın çizgisi izleyen AKRA (Ak Radyo) ile tahsis keşmekeşi içerisinde bir türlü faaliyete geçirilemeyen AK TV (Ak Televizyon) de bizzat Hocaefendi’nin teşvik ve katkılarıyla kurulmuş olan medya kuruluşları olmuştur.


Hocaefendi, selefi İmâm-ı Rabbânî’nin düşüncelerini yaygınlaştırdığı vasıtaları olarak yazmış olduğu mektupların kopyalarını halk arasında dağıttırması gibi,yukarıda saydığımız araçlara ilave olarakkitap, dergi, kaset vesıtasıyla düşüncelerini halkla paylaşmak yoluna da gitmiştir.

Hazırlayan: Dr. Necdet Yılmaz


Hukuki Şartlar | Copyright ©2000-2006 iskenderpasa.com | E-Mektup