2 Recep 1429  Cumartesi
5 Temmuz 2008

M. Zahid KOTKU (Rh.A) M. Es'ad COŢAN (Rh.A) M. Nureddin COŢAN
iskenderpasa.com : M. Es'ad COŢAN (Rh.A)


BAZI YAZMALARDA GÖRÜLEN BILMECELI TARIH KAYITLARI (*) 

Doç. Dr. M. Es'ad COSAN

“Bu kitabin yazilmasi, çok bagislayici olan hâkim-i mutlak Tanri'nin yardimiyla. Hicretten itibaren onuncu onun üçüncü onunun altinci onda birinin birinci yarisinin ikinci altida birinin ikinci üçte birinin dokuzuncu onda biri olan Cuma günü tamam olmustur.

Kim benim bu ibaremde kasdedilen tarihi bulup çikarir ve sonucu ulasirsa, büyük âlimlerin çogunun basaramamis oldugu bir isi basarmis olur.” 

Kemalpasa-zâde Semseddin Ahmed (1468-1434)

Yazimiza girismeden önce bazi tâbirleri kisaca îzah edelim:

Bilindigi gibi matbaa ortaya çikmadan önce, Sark'ta ve Garp'ta kitaplar elle yazilirdi. Bu usûl bizde, matbaa yurda girdikten sonra bile, hattâ 20. asra kadar devam etmistir, iste, yazisi bir sahis eliyle yazilan ve tasbasmasi (litografya), faksimile, ofset... gibi bir baski teknigi ile tab'edilip çogaltilmis olmayan kitap veya varaklara “elyazmasi eser” veya kisaca yazma (mah-tûta, manuscript, manuscrit, handschrift, codex vs.) denir.

Ferag kaydi , bir müellif tarafindan eserinin sonuna eklenen ve kendi adi, babasi, soyu, dogdugu ve yasadigi yer, meslek ve mezhebi, o eseri nerede, ne kadar zamanda yazip bitirdigi... gibi hususlarda bilgi veren kisimdir.

Istinsah kaydi ise, bir yazma eserin sonuna müstensihi (yâni katibi) tarafindan (müellifi tarafindan degil) eklenen ve o nüshayi hangi nüshadan kopya ettigi, nerede, ne kadar zamanda yazip bitirdigi, kendisinin, babasinin... adi, saninin ne oldugu... vs. hakkinda bilgi ihtiva eden kayitlardir.

Biz yazma eser kütüphanelerinde yaptigimiz çalisma ve arastirmalar esnasinda, bazi ferag ve istinsah kayitlarinda bulunan tarihlerin, yukaridaki ibarede de görüldügü gibi, bilmeceli (lugazli) bir tarzda verildigini tespit ettik. Böyle ibarelerin çözülüp anlasilmasi bazi kütüphane ilgilileri ve okuyuculara güç gelmekteydi. Hattâ bu konuda açiklayici bir yazi hazirlamam benden istenmisti. Bu yazi istek üzerine kaleme alinmistir.

Özel bir grup teskil eden bu tarz bilmeceli tarih kayitlarini çözebilmek için belirli birtakim malûmati göz önünde tutmak gerekmektedir. Mezkûr malûmat, genellikle rakamlar olmak üzere, hicrî senenin aylari, bu aylarin teskil ettigi gruplar, aylarin bölümleri ve haftanin günleriyle ilgilidir.

Çok kisa ve özlü olarak söylemek gerekirse, bu bilmecelerin kurulusundaki hâkim fikir, sene, ay, hafta, gün gibi zaman birimlerini, kendisi veya paydasi 10'dan küçük rakamlar haline dönüstürüp ifade etmektir: 1/10, 1/7, 1/4, 1/3, 1/2 gibi.

Simdi her zaman biriminin nasil ifade edildigini ve bölümlendirildigini daha genis olarak açiklayalim:

a. Haftanin Günleri:

Bir hafta 7 gündür. O halde haftanin her bir günü, haftanin bütününe nazaran 1/7 = yedide bir = sübu' demektir. Buradan hareketle, meselâ haftanin altinci günü sayilan Cuma için, “altinci yedide bir = es-sübu' es-sâdis” denmektedir.

Bir kolaylik olmasi için, bütün hafta günlerinin bu esasa göre nasil ifade edildigini bir cetvel halinde verelim:

1. gün : Pazar   = yevm el-ehad Birinci yedide bir = es-sübu' el-evvel
2. gün : Pazartesi  = yevm el-isneyn Ikinci yedide bir = es-sübu' es-sânî
3. gün :  Sali   = yevm es-sülâsâ' Üçüncü yedide bir = es-sübu' es-sâlis
4. gün : Çarsamba   = yevm el-erbi‘â' Dördüncü yedide bir = es-sübu' er-râbi'
5. gün : Persembe   = yevm el-hamîs Besinci yedide bir = es-sübu' el-hâmis
6. gün : Cuma   = yevm el-cumu'a Altinci yedide bir = es-süb'u es-sâdis
7. gün : Cumartesi   = yevm es-sebt Yedinci yedide bir = es-sübu' es-sâbi'

b. Ayin Günleri:

Hicrî takvime göre bir ay en çok 30 gün olabilir. Araplar bir ayi kabataslak üç bölüm halinde düsünürler; ayin ilk 10 gününe “evâ'il = bastaki günler”, ikinci 10 gününe “evâsit = ortadaki günler”, son 10 gününe de “evâhir = sondaki günler” adini verirler. Bu taksimden hareketle, bilmeceli tarih kayitlarinda ilk 10 güne “birinci üçte bir = es-sülüs el-evvel”, ikinci 10 güne “ikinci üçte bir = es-sülüs es-sâni”, son 10 güne de “üçüncü üçte bir = es-sülüs es-sâlis” denmistir.

Ayin l günü, mezkûr üçte birlere kiyasen 1/10 nisbetinde kaldigindan “onda bir = el-'ösr” kelimesiyle ifade edilmistir Böylece meselâ ayin 4'ü için, “birinci üçte birin dördünü onda biri = el-‘ösr er-râbi' mine's-sülüsi'l-evvel” denir.

Bir kolaylik olmak üzere ayin bütün günlerini bu üçte bir-onda bir esasina göre bir cetvel halinde verelim:
Ayin 1. günü Birinci  üçte birin birinci onda biri = el-'ösr el-evvel mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 2. günü Birinci  üçte birin ikinci onda biri = el-'ösr es-sânî mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 3. günü Birinci  üçte birin üçüncü onda biri = el-'ösr es-sâlis mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 4. günü Birinci  üçte birin dördüncü onda biri = el-'ösr er-râbi' mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 5. günü Birinci  üçte birin besinci onda biri = el-'ösr el-hamis mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 6. günü Birinci  üçte birin altinci onda biri = el-'ösr es-sâdis mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 7. günü Birinci  üçte birin yedinci onda biri = el-'ösr es-sâmin mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 8. günü Birinci  üçte birin sekizinci onda biri = el-'ösr et-tâsi' mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 9. günü Birinci  üçte birin dokuzuncu onda biri = el-'ösr el-'âsir mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 10. günü Birinci  üçte birin onuncu onda biri = el-'ösr el-evvel mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 11. günü Ikinci üçte birin birinci onda biri = el-'ösr es-sânî mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 12. günü Ikinci üçte birin ikinci onda biri = el-'ösr es-sâlis mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 13. günü Ikinci üçte birin üçüncü onda biri = el-'ösr er-râbi' mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 14. günü Ikinci üçte birin dördüncü onda biri = el-'ösr el-hamis mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 15. günü Ikinci üçte birin besinci onda biri = el-'ösr es-sâdis mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 16. günü Ikinci üçte birin altinci onda biri = el-'ösr es-sâmin mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 17. günü Ikinci üçte birin yedinci onda biri = el-'ösr et-tâsi' mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 18. günü Ikinci üçte birin sekizinci onda biri = el-'ösr el-'âsir mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 19. günü Ikinci üçte birin dokuzuncu onda biri = el-'ösr el-evvel mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 20. günü Ikinci üçte birin onuncu onda biri = el-'ösr es-sânî mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 21. günü Üçcüncü üçte birin birinci onda biri = el-'ösr es-sâlis mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 22. günü Üçcüncü üçte birin ikinci onda biri = el-'ösr er-râbi' mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 23. günü Üçcüncü üçte birin üçüncü onda biri = el-'ösr el-hamis mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 24. günü Üçcüncü üçte birin dördüncü onda biri = el-'ösr es-sâdis mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 25. günü Üçcüncü üçte birin besinci onda biri = el-'ösr es-sâmin mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 26. günü Üçcüncü üçte birin altinci onda biri = el-'ösr et-tâsi' mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 27. günü Üçcüncü üçte birin yedinci onda biri = el-'ösr el-'âsir mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 28. günü Üçcüncü üçte birin sekizinci onda biri = el-'ösr el-evvel mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 29. günü Üçcüncü üçte birin dokuzuncu onda biri = el-'ösr es-sânî mine's-sülüsi'l-evvel
Ayin 30. günü Üçcüncü üçte birin onuncu onda biri = el-'ösr es-sâlis mine's-sülüsi'l-evvel

Yazimizin sonunda verilen misallerin birinde ise tarihin ay kismi daha baska bir sekilde ifade edilmistir. Orada ay herhalde dört hafta olmasi itibariyle dörde bölünmüs ve günler bu dörtte bir (rubu')lerin yedide biri (sübu') olarak gösterilmistir. Meselâ ay'in ikinci haftasinin ikinci günü için: es-sübu' es-sâni mine 'r-rubu'i ‘s-sânî = ikinci dörtte birin ikinci yedide biri denmistir (ki bundan o ay'in 9'u anlasilabilir). Fakat bu sekilde sarahat yoktur; çünkü çok kere haftanin ilk günü ayin 1'ine rastlamaz. Ayrica, l ay dörde ayrildigina göre 4 x 7 = 28 edecektir; o ay'in 29 ve 30'unu ifade imkân disi kalmaktadir.

c. Yilin Aylari:

Bir sene içinde on iki ay bulunur. Bilmeceli tarihlerde bunlari 10'dan küçük rakamlarin kesri halinde ifade edebilmek için sene, sun'î olarak 2'ye ayrilmakta ve ilk 6 aylik kisma ilk yari = en-nisf el-evvel; ikinci 6 aylik kisma ise ikinci yari = en-nisf es-sânî denmektedir. Bu durumda her ay, bu yarilardan birinin altida biri (südüs) olur ve meselâ Ramazân ayi için “ikinci yarinin üçüncü altida biri = es-südüs es-sâlis mine mine'nisfi's-sânî denir. Bu esasa göre bütün aylari bir arada gösterelim:
1. Muharrem : 1. yarinin 1. altida biri = es-südüs el-evvel mines'n-nisfi'l-evvel
2. Safer : 1. yarinin 2. altida biri = es-südüs es-sâni mines'n-nisfi'l-evvel
3. Rebî'ul-evvel : 1. yarinin 3. altida biri = es-südüs es-sâlis mines'n-nisfi'l-evvel
4. Rebî'ul-ahir : 1. yarinin 4. altida biri = es-südüs er-râbi' mines'n-nisfi'l-evvel
5. Cumâde'l-ûlâ : 1. yarinin 5. altida biri = es-südüs el-hamis mines'n-nisfi'l-evvel
6. Cumâde'l-ahire : 1. yarinin 6. altida biri = es-südüs es-sâdis mines'n-nisfi'l-evvel
7. Receb : 2. yarinin 1. altida biri = es-südüs el-evvel mines'n-nisfi's-sânî
8. Sa'bân : 2. yarinin 2. altida biri = es-südüs es-sâni mines'n-nisfi's-sânî
9. Ramazân : 2. yarinin 3. altida biri = es-südüs es-sâlis mines'n-nisfi's-sânî
10. Sevval : 2. yarinin 4. altida biri = es-südüs er-râbi' mines'n-nisfi's-sânî
11. Zi'l-ka'de : 2. yarinin 5. altida biri = es-südüs el-hamis mines'n-nisfi's-sânî
12. Zi'l-hicce : 2. yarinin 6. altida biri = es-südüs es-sâdis mines'n-nisfi's-sânî

Makalemizin basinda kaydettigimiz Kemalpasa-zâde'ye ait tarih kaydini açiklamak için küçük bir risale yazmis olan Ismâ'îl Hakki-i Burûsavî, seneyi 2 ana gruba ayirmak yerine Tevbe sûresi'nin 36. ayet-i kerimesinde:

(Mânâsi: Allah indinde aylarin sayisi on ikidir... onlardan dördü haram aylardir.) âyetine uygun düsecegini ileri sürerek, dörder dörder olmak, üzere üç ana gruba bölmeyi teklif etmektedir. Buna göre Muharrem, Safer, Rebî'u-'1-evvel, Rebl'u '1-âhir  “ilk üçte bir = es-sülüs el-evvel”;  Cumada'1-ûlâ, Cumâdâ'l-âhire, Recep, Sa'bân “ikinci üçte bir = es-sülüs es-sânî”; Ramazân, Sevval, Zî'l-ka'de, Zi'1-hicce de “üçüncü üçte bir = es-sülüs es-sâlis” dahil olur. Senenin aylarini da bu üç ana grubun kesri olarak dörtte bir = rubu' diye ifade etmek gerekir. Bu yeni sekli de bir cetvel halinde verelim:
1. Muharrem : 1. üçte birin 1. dörtte biri = Er-rubu' el-evvel mines'n-nisfi'l-evvel
2. Safer : 1. üçte birin 2. dörtte biri = Er-rubu' es-sâni mines'n-nisfi'l-evvel
3. Rebî'ul-evvel : 1. üçte birin 3. dörtte biri = Er-rubu' es-sâlis mines'n-nisfi'l-evvel
4. Rebî'ul-ahir : 1. üçte birin 4. dörtte biri = Er-rubu' er-râbi' mines'n-nisfi'l-evvel
5. Cumâde'l-ûlâ : 2. üçte birin 1. dörtte biri = Er-rubu' el-evvel mines'n-nisfi's-sânî
6. Cumâde'l-ahire : 2. üçte birin 2. dörtte biri = Er-rubu' es-sâni mines'n-nisfi's-sânî
7. Receb : 2. üçte birin 3. dörtte biri = Er-rubu' es-sâlis mines'n-nisfi's-sânî
8. Sa'bân : 2. üçte birin 4. dörtte biri = Er-rubu' er-râbi' mines'n-nisfi's-sânî
9. Ramazân : 3. üçte birin 1. dörtte biri = Er-rubu' el-evvel mines'n-nisfi's-sâlis
10. Sevval : 3. üçte birin 2. dörtte biri = Er-rubu' es-sâni mines'n-nisfi's-sâlis
11. Zi'l-ka'de : 3. üçte birin 3. dörtte biri = Er-rubu' es-sâlis mines'n-nisfi's-sâlis
12. Zi'l-hicce : 3. üçte birin 4. dörtte biri = Er-rubu' er-râbi' mines'n-nisfi's-sâlis

d. Sene Rakamlari:

Bir tarih kaydinda sene rakamlari, birler, onlar, yüzler ve bazan da binler hanesini ihtiva eder. Bilmeceli tarihlerde bunlari da, haftanin ve ayin günleri gibi, l'den 10'da kadar olan rakamlar veya kesirleri halinde ifade etmek gerekmektedir. Bu su suretle tahakkuk ettirilir:

Bir'ler hanesi: Birler hanesindeki 1-9 arasi rakamlarin her birine “onda bir = el-‘ösr” denir. Bu esasa göre meselâ 7 rakamina “yedinci onda bir” = el-‘ösr es-sâbi' 10 rakamina, “onuncu onda bir = el-'ösr el-'âsir”... denilecektir.

On'lar hanesi: 1-100 arasinda 10 tane onluk = el-‘asr vardir. Bunlar: “Birinci, ikinci, üçüncü.... onluk = el-‘asr el-evvel, es-sânî es-sâlis...” diye ifade olunur ve meselâ 51-60 arasina “altinci onluk = el-‘asr es-sâdis”; 91-100 arasina “onuncu onluk = el-‘asr el-‘âsir” denir. Burada dikkat edilecek nokta, meselâ 61 rakaminin, altinci onluktan degil, yedinci onluktan ve yedinci onlugun ilk rakami oldugudur.

Yüz'ler hanesi: Yüzler hanesinde 101'den 1000'e kadar olan rakamlar da yine 10 gruba bölünerek, ifade edilir; ve her birine yine “on'luk = el-'asr” adi verilir. Meselâ 1-100 arasindaki rakamlar, “ilk onluk = el-'asr el-evvel”; 701-800 arasindaki rakamlar ise, sekizinci onluk = el-'asr es-sâmin içindedir. Buradaki “onluk = el-asr”, 1'leri 10 tane l ihtiva eden onluktur. Aslinda -rakam yüz'ler hanesi oldugundan- burada on = ‘asr kelimesi yerine yüz = mi'e kelimesini kullanmak matematik yönünden daha dogru olacakti. Nitekim Kemalpasa-zâde'nin bilmeceli tarihini serheden Ismâ'il Hakkî burada ‘asr sözü yerine “akd” sözünün kullanilmasini, meselâ 401-500 arasi için el-‘akd el-hâmis denmesini teklif etmektedir. (bk. Sarh Târihi 'Ibni Kemâl Makâlât-i Ismâ'tl Hakki kaddise sirruh , s.11-14, Bulak 1257.) 

Su kadar var ki 'asr sözü kullanildigi takdirde bilmece daha karisik görünmekle, dolayisiyla maksada daha uygun bir durum husule gelmektedir.

Binler hanesi: Hicrî tarih yönünden henüz (ikinci binin içinde bulundugumuzdan binler hanesinde bir çesitlilik yoktur. 1000'den sonraki tarihler için sadece “ikinci bin = el-elf es-sânî” veya “binden sonra = ba'de'l-elf” sözü kullanilmaktadir.

Yukarida mufassalan anlatilan esaslar dairesinde, misal olmak üzere bazi rakamlarin nasil ifade edilecegini gösterelim:

     l : Birinci on'un ilk onda biri = el-'ösr el-evvel mine'l-'asri'l-evvel.
    5 : Birinci on'un besinci onda biri = el-'ösr el-hâmis mine'l-'asri'l-evvel
  10 : Birinci on'un onuncu onda biri = el-'ösr el-'âsir
  11 : Ikinci on'un birinci onda biri = el-'ösr el-evvel
  22 : Üçüncü on'un ikinci onda biri = el-'ösr es-sâni mine'l-'asri's-sâlis
  33 : Dördüncü on'un üçüncü onda biri = el-'ösr es-sânî  mine'l-'asri'r-râbi'
  44 : Besinci on'un dördüncü onda biri = el-'ösr er-râbi' mine'l-'asri'l-hâmis
  55 : Altinci on'un besinci onda biri = el-'ösr el-hâmis mine'l-'asri's-sâdis
  66 : Yedinci on'un altinci onda biri = el-'ösr es-sâdis mine'l-'asri's-sâbi'
  77 : Sekizinci on'un yedinci onda biri = el-'ösr es-sâbi' mine'l-‘asri's-sâmin
  88 : Dokuzuncu on'un sekizinci onda biri = el-'ösr es-sâmin minel-'asri't-tâsi'
  99 : Onuncu on'un dokuzuncu onda biri = el-'ösr et-tâsi' mine'l-'asri'l-'âsir
100 : Onuncu onun onuncu onda biri = el-'ösr el-'âsir mine'l-'asri'l-'âsir
101 : Ikinci 'akdin (veya: on'un) birinci on'unun birinci onda biri = el-'ösr el-evvel mine'l-‘asri'l-evveli mine ‘l-akdi (veya:''l-'asri) 's-sanî.
112 : Ikinci ‘akd'in (on'un) ikinci on'unun ikinci onda biri = el-'ösr es-sâni
mine ‘I-'asri's-sânî  mine'l-'akdi (‘'l-'asri) ‘s-sâni.
234 : Üçüncü 'akd'in (on'un) dördüncü on'unun dördüncü onda biri = el-'ösr er-râbi' mine'l-'asri 'r-râbi' mine'l-'akdi (‘l-'asri) ‘s-sâlis
765 : Sekizinci 'akd'in (on'un) yedinci on'unun besinci onda biri = el-'ösr el-hâmis mine'l-'ösri's-sâbi' mine'l-'akdi (‘l-'asri) ‘s-sâmin.
800 : Sekizinci akd'in (on'un) on'uncu on'unun on'uncu onda biri = el-'ösr el-‘asir mine''l-'asri ‘l-âsir mine ‘l-'akdi (‘l-'asri) ‘s-sâmin veya kisaca-: Sekizinci 'akd (on) (???)
999 : On'uncu akdin (veya: On'un) on'uncu on'unun dokuzuncu onda biri = el-‘ösr et-tâsi'  mine'l asri'l -âsiri  mine'l-'akdi (veya :'l-'asri)'lâsir

e. Bilmeceli Tarih Kayitlarindan Numûneler

Bilmeceli tarihlerden bulmus oldugumuz misaller çogunlukla Arapça'dir. Biz, kolay anlasilmayi temin için, tespit ettigimiz yegâne Türkçe misali en önde zikrederek müsahhas numunelerin açiklanmasina basliyoruz:

1. Idrîs-i Bidlîsî'nin Yavuz Selîm adina Arapça olarak kaleme aldigi Risâletü'l-ibâ' 'an mevâki‘i ‘l-vebâ' adli eserinin, Seyyid Mehmed Salih tarafindan yapilarak Sultan I. Mahmud'a sunulan Hisnu‘l-vebâ' adli tercümesi sonundaki Türkçe ferag kaydi (Istanbul Üniversitesi Kip. ty. 7053 numarada kayitli bulunan eseri ve içindeki ferag kaydini bana, muhterem hocam Prof. Dr. Nihad ÇETIN ve Doç. Dr. Nazif HOCA göstermisti. Kendilerine Tesekkürü bir borç bilirim.) :

“Hatime”:

Isbu risâle-i mergûbe-i makbûlenin tercemesi Hicret-i nebeviyyeden elf-i sanînin, mi'e-i salisinin, ‘asr-i râbi'inin ikinci senesi, Saferü'l-hayrin on besinci penesenbih gicesi, Dâru 's-saltanati 's-seniyye olan mahmiye-i Kos-tantiniyye'de, bi-‘avnihi ta'âlâ resîde-i hayyiz-i hitâm bulup...”

Izâhi: Hicret-i nebeviyyenin elf-i sânisi, eserin hicrî ikinci bin'de yâni 1000 yilindan sonra yazildigina isarettir: Mi'e-i sâlis.. üçüncü yüz, yâni 201-300 arasini; casr-i râbi', dördüncü on, yâni 31-40 arasini gösterir, “ikinci sene” denildigine göre, 31-40 arasindaki rakamlarindan birler hanesi 2 olan, 32 rakamini seçmemiz lâzimdir. O halde tarih: 1232 hicrî yili 15 Safer Persembe günüdür. Mütercim ayin tarihi bir de ebcedle tespit etmis ve bunun için:

( Lec ü da'vâ-yi vebâ buldi hitâm ) misraini söylemistir. (30 +3 + 6+ 4 + 70 + 6 + 1+ 10 + 6 + 2 + 1 + 2 + 6 + 30 + 4 + 10 + 600 + 400 + 1 + 40 = 1232)

2. Bursali Ismail Hakkî'nin bildirdigine göre, meshur Osmanli âlimi ve tarihçisi Kemalpasa-zâde, telif ettigi kitaplardan birinin sonunda söyle demistir: (bk. Makalât-i Ismâil Hakkî s. 11-14, Eser Dîvân-i Ismâ'il Hakkî'nin sonuna mülhaktir.)

(Tercümesi makalemizin basliginda verilmistir.)

Izahi: Ibarenin basinda bulunan ve Cuma gününe tekabül ettigi tasrih edilen el-'ösr et-tâsi' yâni dokuzuncu onda bir, hemen anlasilacagi üzere, ayin günlerine ait rakama isarettir (Buradaki el-‘ösr kelimesinin ayin harfi mutlaka ötreli okunmalidir; üstün ile el-'asr okunmasi yanlis olur ve mânayi bozar) el-‘ösrü ‘t-tâsi' mine ‘s-sülüsi ‘s-sânî yâni ikinci üçte birin dokuzuncu onda biri, dendigine göre gün, ayin 19'udur; çünkü ayin günlerine ait rakamin onlar hanesi sülüs-i sânî (11-20 arasi); birler hanesi ‘ösr-i tâsi' (yani 9) ibaresi ile tebellür etmektedir.

Mine 's-südüsi 's-sânî mine ‘n-nisfi ‘l-evvel = ilk yaridan ikinci altida bir, yukarda verdigimiz aylar listesinde görülecegi üzere Safer ayidir.

Mine 'l-'ösri 's-sâdis = altinci onda birden, sözü, sene rakamlarinin birler hanesinin 6 oldugunu ifade eder (Buradaki el-‘ösri kelimesinin ayin harfi mutlaka ötre okunmalidir).

Mine 'l-'asri 's-sâlis = üçüncü on'dan, sözü, 21-30 arasindaki 6'li rakam yâni 26'yi seçmemiz gerektigini gösterir. (Buradaki el-‘asri kelimesinin üstün okunacagina dikkat edilmelidir)

Mine ‘l-'asri 'l-‘âsir = onuncu on'dan denmesi, yukarda buldugumuz 26'nin 901-1000 arasinda bulunan 26 olduguna isaret eder. Demek ki anlatilmak istenen tarih sudur: Hicrî 19 Safer 926 Cuma günü.

3. Konya Mevlana Müzesi Yazmalari arasinda 2520 numarali mecmuatür-resaile bir Risâle-i Mu'ammâ vardir ki anlasildigina göre, yine Kemalpasa-zâde'ye ait bir bilmeceli tarihi açiklamaktadir. Varak 87a'dan bu serhi Molla Tevfîkî el-Gîlanî (!)nin yazdigi anlasiliyor. Varak 86b'de 922 hicrî yilinin 5 Sevval Cumartesi günü saat 9'da bitirildigine dair bir ferag kaydi vardir ki galiba Molla Tevfîkî'nin teliften ferag vaktini gösteriyor. Arapça olan risaledeki Ibn Kemal'in bilmeceli tarihi,

kelimeleriyle basladigina göre bizim yukarda açikladigimizdan baskadir. Biz bu risaleyi incelemege imkân bulamadik. (bk.Gölpinarli, A., Konya Mevlana Müzesi Yazmalari Katalogu, II/421.)

4. Ismâ'îl Hakkì-i Burüsavî Kemalpasa-zâde'nin yukarda 2 numarada izah ettigimiz tarihini serh edip zaman zaman da eksik ve kusurlu yerlerini belirttigi risaleciginin sonunda (bk. “Serh Tarihi 'bni Kemâl” gösterilen yer, s. 14.) , ayni usulü kullanarak su bilmeceli ferag kaydini yaziyor:

Tercümesi: “Bu risalenin yazilmasi, Hicretin ikinci binin ilk akdinin onuncu onunun sekizinci onda birinin ikinci yarisinin üçüncü altida birinin ikinci üçte birinin ikinci onda biri olan Sali günü vuku' buldu.”

Izahi: Yevmu 's-sülasâ', sali günüdür. “el-‘ösrü's-sânî mine 's-sülûsi's-sâni = ikinci üçte birin ikinci onda biri, ayin 12'sine isarettir. Mine 's-südüsi 's-sülisi mine 'n-nisfi 's-sâni = ikinci yaridan üçüncü altida bir, yilin ikinci yarisindaki alti aydan üçüncüsüne, yani Kamazân'a delalet eder. Mine ‘l-‘ösri 's-sâmin = sekizinci onda bir, tarihin birler hanesinin 8 oldugunu gösterir. Mine 'l-'asri ‘l-'asiri mine ‘l-'akdi ‘l-evvel = ilk akdin onuncu onlugu, bu 8 rakaminin, ilk 100'ün onuncu onlugunda, yani 91'den sonra olacagina, dolayisiyla 98'e isarettir. Mine ‘l-elfi ‘s-sâni ise bu 98'in 1.000'den sonra geldigini bildirir. Demek ki söylenmek islenen tarih: 12 Ramazan 1098 Sali günüdür.

5. Yine Ismâ'il Hakki tarafindan telif edilen Furuk-i Hakkî adli eserin sonunda da su ferag kaydi vardir. (Bursa-Harraççioglu yazmalari 1414; Fatih 5349, varak 60 b; Halet Ef. 567 varak 157 a.):

Tercümesi: “Bu eser, Hicretin ikinci bininin birinci akdinin onuncu onunun besinci onda birinin ilk yarisinin besinci altida birinin üçüncü üçte birinin birinci onda biri olan Pazar günü yazildi.”

Izahi: Yevmü'l-ehad, haftanin birinci günü yani Pazardir, el-'ösrü 'l-evvel mine ‘s-sülüsi 's-sâlis = ayin üçüncü üçte biri olan son on günün birincisi yani 21'i demektir. Mine 's-südüsi 'l-hâmisi mine ‘n-nisfi ‘l-evvel = Senenin birinci yarisi olan ilk alti ayin besincisi yani Cumada '1-ülâ'yi belirtir. Mine 'l-ösri 'l-hâmis, yili gösteren rakamin birler hanesinin 5 oldugunu; Mine ‘l-'asri ‘l-âsir, onlar hanesinin 9 oldugunu (yani senenin, 91-100 arasinda bulundugunu); “'mine 'l-akdi ‘l-evvel mine ‘l-elfi 's-sânî = ikinci binin ilk akdinden” sözü ise senenin, 1000'den sonraki ilk yüz rakami dahilinde oldugunu göstermektedir. Demek oluyor ki verilen tarih: 21 Cumada ‘l-ûlâ 1095 Pazar günüdür.

6. Tertîb Celîl fî serhi ‘t-Terkîbî ‘l-Cemîl'in ferag kaydi (Bk. Istanbul Üniversitesi Ktp, Ay 3023, varak 54 a.)

Tercümesi: “et-Terkîbü ‘l-Celîl'in serhi olan bu Tertîb-i Cemil'in yazilmasina baslamak, dördüncü altida birin üçüncü dört tehirinin altinci yedide birine rastladi. Müsveddelerin temize çekilmesi ise besinci altida birin ikinci dörtte birinin üçüncü yedide birine tesadüf etti. Mezkûr her iki altida bir ise Hicretin bin yilindan sonraki onuncu onun besinci onda birinin ikinci yarisindadir.”

Izahi: Ilk defa bu kayitta karsimiza çikan “er-rubu' = dörtte bir” sözü, südüs diye adlandirilan bir zaman parçasinin (yâni ay'in) bölümü olup, sübu' kelimesinden de anlasilacagi gibi kendi içinde 7'ye ayrilmaktadir.

O halde “fi's-sübu'i ‘s-sadisi mine 'r-rubu'i 's-sâlis = üçüncü dörtte birin altinci yedide birinde” ayin üçüncü haftasinin altinci gününde demek olur. Su kadar var ki, bu bilgiye ragmen günün, ayin kaçina rastlandigi sarih olarak anlasilamamaktadir (Çok zayif bir ihtimal olarak, ilk haftanin ilk günü ayin ilk günü ile ayni kabul edilse, bu ibare ayin 20'si demek sayilabilirdi) Mine 's-südüsi ‘r-râbi' (ki nisf-i sânî'den oldugu bir sonraki cümlede tasrih ediliyor) dördüncü altida bir, senenin ikinci yarisindaki alti aydan dördüncüsü olan Sevvâl'dir.

Müsveddelerin temize çekilmesi, “fi 's-sübu'i ‘s-sâ1isi mine ‘r-rubu'i 's-sanî mine 's-südüsi ‘l-hâmis = besinci altida birin ikinci dörtte birinin üçüncü yedide birinde yâni Zi'l-kâde ayinin ikinci haftasinin 3'ünde olmus.

Sene rakamlarina gelince: el-‘ösr el-hâmîs, 5; el-'asr el-‘âsir, 9; ba'de ‘l-elf binden sonra demek olduguna göre, 1095'tir.

Demek ki eserin yazilmasina 1095 Sevvâl'inin, 3. haftasinin 6. gününde baslanmis; ayni yilin Zi'l-ka'de ayinin 2. haftasinin 3. gününde eser temize çekilmis. (Bu son iki tarihi hocam Prof. Dr. Nihat ÇETIN vermek lütfunda bulundular.)

Netice:

Simdiye kadar buldugumuz misallerden anlasildigina göre, bu cins tarihlemeyi ilk önce galiba Kemalpasa-zâde ortaya çikarmistir. Bir tarihini Ismâil Hakkî-i Burüsavî'nin serh etmesi; Konya Mevlana Müzesi 2520 numaradaki mecmuada baska bir tarihine dair serhin bulunmasi onun, sik sik böyle tarihler tertipledigini göstermektedir.

Acaba Ibn Kemâl bu usulü kendisi mi bulmus, yoksa baska bir yerden mi ilhami almistir? Bu soruya cevap vermek için vakit erkendir; kütüphanelerdeki yazmalarin taranarak çesitli devirlere, muhtelif kimselere ait baska tarih kaydi numunelerinin toplanmasi lâzimdir. Yalniz Istanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi doçentlerinden muhterem Dr. Nazif Hoca bize sifahen, böyle tarihlemelerin Ortaçag Sirp tarih literatüründe de görüldügünü bildirmisti. Konunun, bu yönünün arastirilarak, -varsa- aradaki iliski ve tesirlerin ortaya çikartilmasi uygun olur.

Ibn Kemâl'in, “Kim bu tarihi çözerse, büyük âlimlerden çogunun basaramadigi bir isi yapmis olur.” diyerek konuya bir müsabaka havasi vermesi, bu cins tarihlere karsi duyulan ilgiyi genisletmis olmalidir. Bu yüzden onun ortaya attigi tarihleri serh için muhtelif yazarlar tarafindan risaleler kaleme alinmaga baslamistir. Nihayet konu Ismail Hakkî'nin eline geliyor. Onun hem Ibn Kemâl'in. bir tarihine serh yazmasi, hem de birçok risalesini bu cins bilmeceli tarihlerle donatmasi, bir ara gevsemis olan alâkanin tekrar canlanmasina yol açmis görünüyor

(*)  A.Ü.I.F. Islâm Ilimleri Enstitüsü Dergisi , Ankara 1975, sayi 2, s. 55-65. 


Hukuki Ţartlar | Copyright ©2000-2006 iskenderpasa.com | E-Mektup